    |
Fransa devletinin “Fransız” ve Batılı olmayanlara
karşı sürdürdüğü saldırılar, bir kez daha gençlerin öfkesiyle karşılaştı. 27
Mart’ta Paris metrosunda 30’lu yaşlarında bir göçmen ile 15 yaşındaki bir genç
biletleri olmadığı için polis tarafından dövülünce, metrodaki yolcuların ırkçılık
karşıtı sloganlar atmaya başlamasının ardından, 500’den fazla genç çevredeki
mahallelerden metroya aktı. Özellikle göçmen gençlere karşı ırkçı taciz ve saldırılarını
sistemli bir şekilde sürdüren Fransız polisi, takviye kuvvetler de çağırarak
metroyu kaplayan gençlere gaz bombasıyla saldırdı. Kendisinden olmayanı aşağılamaya,
yok saymaya ve hatta yok etmeye çalışan polisin gücü, tek tip üniformalılara
karşı her renkten gencin öfkesine yetmeyince, ordu da olaya müdahale etti. Ama
üniformalılar, metronun her katında yankılanan “Polis her yerde, adalet hiçbir
yerde” ve “Devlete, polise, patronlara yeter artık” sloganlarının karşısında
duramadı. Yolcuların da gençlere destek vermesi sonrasında, üniformalılar yolculara
da saldırdı.
Kendilerine hayat hakkı tanımayan üniformalılara karşı yüzlerce genç 8 saat
boyunca çatıştı. Kapitalizmin propaganda billboardları parçalandı, yeni-muhafazakâr L’Express gazetesinin reklamları gençlerin öfkesinden özellikle nasiplendi.
(Gazetenin parçalanan reklam panolarında cumhurbaşkanı adayları Sarkozy ile
Royal’in bulunması ayrıca manidardı.) Duvarlar “Chirac hırsızdır”, “Hükümet
sahtekârdır” yazılarıyla süslendi, metro kontrol noktaları ateşe verildi, röntgenci
iktidarın kameraları parçalandı. Öfke, yerin altından sokaklara taştı, barikatlar
kuruldu.
|