15 Haziran 2007 Cuma:

“Tabutu çalınan cemaat”, yılmadı, yırttı kefeni:
ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat!

23 Mayıs 2007 Çarşamba:

Cüppeli generallere ve onların güvelerine karşı Hayalgücü ve gençliğin vicdanı eylemde

19 Mayıs 2007 Cumartesi:

"19 Mayıs firarileri" iş başında

30 Nisan 2007 Pazartesi:

Sadece Bodrum Paşası'nı dinleriz, faşist korku filmini bir daha izlemeyeceğiz!

14 Nisan 2007 Cumartesi:

Araf: Artık yeter lan!

29 Mart 2007 Perşembe:

%52, Koç Holding ile taşak geçti!

17 Mart 2007 Cumartesi:

Zoom'cu Mesut'a cevap

15 Mart 2007 Perşembe:

"Lanetlitepe"den Kocaeli sokaklarına Araf



Göztepe-Bostancı %52 hattından gece görüntüleri (17 Kasım)

Son 3 mesaj...

yusuf (16 Nisan 2008)

arkadas lar yasim 30 olamasina ragmen sizin eylemleriniz ze ozel...

UkaLa_CocuK (25 Mart 2008)

Sitenizi Devamlı Takip Ediyorum... Sizi Destekliyorum. ece arkadaşımın dediği gibi...

ece (6 Mart 2008)

merhaba bn izmrden ece dünden beri afişleri coqaltıp daqıtyorum a4 boyutunda...




ofke@yuzde52.org

nedir@yuzde52.org



17 Mart 2007 Cumartesi

Zoom'cu Mesut'a cevap

Cüppeli general, 22 Ocak'ta Sabah gazetesine verdiği röportajda, kameralarıyla kışlalarındaki gençlerin nefes alış verişini bile kaydetmekle övünmüştü. Gençlere "nefes tut! hazır ol!" emirleri saçan rektörlük sarayına %52'nin yanıtı, 16 Mart Cuma günü İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller bölümünde bildiri şeklinde verildi.


22 Ocak 2007 Pazartesi

Hrant Dink’in de yürüdüğü koridorlarda katil iktidarlara öfke

Bugün saat 12.30’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ndeki Hergele Meydanı, katil iktidarların Cuma günü Hrant Dink’i, bir Ermeni kardeşimizi daha katletmesine olan öfkenin sisiyle kaplandı. Bütün meydanı kaplayan sis, gözün gözü görmesini engellerken, gökyüzünden soykırımcı uzantısı, küresel iktidarların ayak işçisi kontrgerillanın işlediği cinayete olan öfkenin bildirileri yağdı. Sis dağılmak üzereyken merakla bekleyen insanlar ve yangın olduğu sanısıyla çağrılan itfaiye ekipleri, meydana bakan üst kata asılmış “Zalimlerin Zulmüne Karşı Hepimiz Hrant Dink, Hepimiz Ermeniyiz - %52” pankartıyla karşılaştı. Okulun özel “güve”nlikleri pankartı kaldırmak için müdahale etmeye kalkıştığında, meydanda toplanmış olan gençler, güveleri yuhalayıp “Hepimiz Hrant Dink, Hepimiz Ermeniyiz” sloganını attılar.

Katiller, genç Polat Alemdar devşirmelerini “vur-yakalan” suikastlarında öne atıp bu işten kurtulabileceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Bu toprakların %52’si, katil iktidarların ellerindeki kanı görüyor! Bugün, katlettiğiniz Hrant’ın da okuduğu okuldan, bir zamanlar yürüdüğü koridorlardan haykırıyoruz: bu topraklarda doğmuş, ekmeği paylaşmış, yaşamış, âşık olmuş, dertlenmiş, oynamış hiçbirimizi susturamayacak, sindiremeyecek, pes ettiremeyeceksiniz. %52, zalimlere, soykırımcılara, katillere, iktidarlara karşı tüm öfkesiyle burada! Hep burada olacağız, özgürlük ve hayat için mücadele edeceğiz!

ZALİMLERİN ZULMÜNE KARŞI HEPİMİZ HRANT DİNK, HEPİMİZ ERMENİYİZ!

Resimleri büyütmek için üstüne basınız

Gökyüzünden yağan öfkenin bildirisi:

ZALİMLERİN ZULMÜNE KARŞI

Bu okulun cüppeli generallerinin de soyu olan İttihatçı soykırımcıların uzantısı, küresel iktidarların ayak işçisi kontrgerilla, bir Ermeni kardeşimizi daha katletti. O tetiğe yaşadığımız topraklarda ve yakın coğrafyamızda yürütülen kanlı iktidar senaryolarını hızlandırmak için basıldı. Kendisi gibi düşünmeyeni bastıran, susturan, “kendisinden” olmayanı yok eden faşist-ırkçı-kafatasçı katiller, hayata saldırıp tahtlarınızda rahat rahat oturabileceğinizi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Medyasıyla, adalet tiyatrosuyla, 301’li yasalarıyla, yıllardır sırf Ermeni olduğu için Hrant Dink hakkında linç kampanyaları yürüten, ona yönelik ırkçı saldırıları provoke eden/öven, onu dışlayan, yargılayan iktidarlar, şimdi ağzınıza doladığınız “kınıyoruz” timsah gözyaşlarıyla kendinizi aklayamayacaksınız. Genç Polat Alemdar devşirmelerini “vur-yakalan” suikastlarında öne atıp bu işten kurtulamazsınız. Bu toprakların %52’si, elinizdeki kanı görüyor, katil iktidarlar! 92 yıldır ellerinizi kaplayan Ermeni kardeşlerimizin kanı ile cinayet şebekesi devletinizin derinliklerine saklanamayacaksınız, Veli Küçük’lü-büyüklü çetelerinizle bu topraklar insanının hayatlarına daha fazla saldırmanıza izin vermeyeceğiz.
Buradan, katlettiğiniz Hrant’ın da bir zamanlar yürüdüğü bu koridorlardan haykırıyoruz: bu topraklarda doğmuş, ekmeği paylaşmış, yaşamış, âşık olmuş, dertlenmiş, oynamış hiçbirimizi susturamayacak, sindiremeyecek, pes ettiremeyeceksiniz. Biz buradayız, katiller! Bu hayat bizim, hayatımızı çalmanıza izin vermeyeceğiz! Siz defolun! Kontrgerillanızı, medyanızı, cüppelerinizi, apoletlerinizi, yalanlarınızı alın, bu topraklardan da, bu coğrafyadan da, bu dünyadan da defolun!
%52, zalimlere, soykırımcılara, katillere, iktidarlara karşı tüm öfkesiyle burada! Hep burada olacağız, özgürlük ve hayat için mücadele edeceğiz!

HEPİMİZ HRANT DİNK,
HEPİMİZ ERMENİYİZ!


22 Aralık 2006 Cuma

Bırakın Ulusal Polat Alemdar kırmalarının ardına saklanmayı, kendiniz gelin, üniversite kralları!

Yaşadığımız topraklardaki pek çok üniversitede sivil faşist saldırılar artıyor. Bunun bir yansıması da Çarşamba günü İstanbul Üniversitesi'nde gerçekleşti. BMGD, İÜ'deki saldırının ertesi günü bu saldırıların niye arttığına dair üniversitenin krallarını çıplak bırakan bildirisini Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde dağıttı. Üniversitenin krallıkları, yine genç olan Ulusal Polat Alemdar kırmalarını gençlerin üzerine saldırtıp sonra da "sağ-sol çatışması" yalanıyla gençlere saldırmayı artık bıraksınlar da, kendileri kalkıp gelsinler... Yakışıyor mu hiç koca koca "adam"lara?!


7-8 Aralık 2006 Perşembe, Cuma

Beyazıt Meydanı'nı Güzelleştirme Derneği'nden
üniversitelilere okuma-yazma kursu!

Cüppeli generallerin duvarlara afiş yaptırmayı yasakladığı İÜ Beyazıt Memoliler Kışlası'nda, Beyazıt Meydanı'nı Güzelleştirme Derneği, baskılara karşı yeni bir kampanya başlattı. Üniversiteliler için okuma-yazma kursu açan BMGD, İÜ Edebiyat Fakültesi'ndeki duvarlarda ve yemekhane duvarlarında kursun duyurularını yaptı, hatta ilk dersler başladı. Kursa katılmak isteyenler, irtibata geçebilirler.

Edebiyat yemekhanesindeki bu fişimizde ne yazıyor?
AYŞE KAMERAYA GÜLÜMSE

Ali kimleri sevmiyor? ME-MO-Lİ-LE-Rİ

Edebiyat koridorunda şimdi hep beraber heceliyoruz:
A-Lİ KİM-Lİ-Ğİ-Nİ GÖS-TER-ME

Edebiyat Fakültesi: Dekanlık

Edebiyat Fakültesi: Matematik Bölümü

Edebiyat Fakültesi: Alt Koridor


24 Kasım 2006 Cuma

Cüppeli generallere karşı, Memolilere karşı, özel güvelere karşı
İstanbul Üniversitesi'ndeki kampanya eylemlerimiz artarak sürüyor

İstanbul Üniversitesi güvelere karşı naftalinlendi

Bugün özel "güve"nlik için kötü bir gün. Beyazıt Meydanı’nı Güzelleştirme Derneği ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Gerçekleri Söylemekten Tırsanlar Kulübü’nün beraber organize ettiği güvelere karşı naftalin eylemi, Edebiyat Fakültesi ve Siyasal’da gündemi belirledi. Sabah Siyasal’a gelenler okulda “doğalgaz sızıntısı” olduğu söylenerek bir süre okula alınmadı; idare İGDAŞ'ı çağırdı. Naftalinleme eyleminin iki ayaklı güve zararlılarına karşı yapıldığının anlaşılması pek uzun sürmedi. Kilolarca naftalinin akşamdan Siyasal’a, sabah da Edebiyat’a serpilmesinden dolayı çaresiz kalan güvelerin solunum ve sinir sistemlerinin iyice bozulduğu görüldü. Yapılan eylemlere, asılan afişlere, dağıtılan bildirilere karşı anında reaksiyon gösteren, saldıran güvelerin, ortalığa yayılan keskin naftalin kokusu karşısındaki çaresizlikleri ve düştükleri gülünç durum karizmalarını iyice çizdi. Gerçek güveler bile naftalinden onlar kadar etkilenmedi. SBF hocalarından Rauf Versan "eylem dediğin böyle olur" diyerek tebriklerini iletti. İnsanlıktan arındırma saldırılarına karşı hayalgücü eylemleri önümüzdeki günlerde de sürecek. Tırsanlar Kulübü de eşzamanlı olarak ilk bildirisini bugün dağıttı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin duvarındaki büyük rölyefin altında yazan, Atatürk’ün “Gerçekleri söylemekten korkmayınız” sözüne ironi yaparak perspektiflerini oluşturan kulübün tırsaklığı şimdiden nam saldı.

Takdir edersiniz ki naftalin kokusunun fotoğrafını çekmemiz mümkün değildi. Ama okulun naftalinlendiğine dair uyarı yazılarını birçok yerde görmek mümkün.

SBF Gerçekleri Söylemekten Tırsanlar Kulübü’nün
bugün (24 Kasım) dağıttığı ilk bildirisi.
Tırsak faaliyetler devam edecek


20 Kasım 2006 Pazartesi

Hiçbir renge tahammülleri yok, hemen sinirleniyorlar!

Beyazıt Meydanı’nı Güzelleştirme Derneği’nin bugünkü faaliyetleri, özel güveleri ve Memolileri çılgına çevirdi. Siyasal Bilgiler, Hukuk ve Fen Edebiyat Fakültelerinin tuvaletlerine yapılan güzelleştirme çalışmaları, sınavlar dolayısıyla her anlamda sıkışmış gençlerin yüzünü bir nebze olsun güldürdü. 89-90 döneminde polisin okulu işgali karşısında polisi dumura uğratan eylem, yıllar sonra bu kez Memolileri ve özel güveleri aynı akıbete uğrattı. Memoliler ve özel güveler, tuvaletlere topluca baskın düzenlediler, insanları işerken bile rahatsız ettiler. Tuvaletleri insandan arındırıp kendilerine ayrılmış bölümleri temizliğe giriştiler. Halbuki onlara yapılan bu ince jeste böyle karşılık vermemeliydiler. Derneğimiz, elindeki imkanlarla ancak bu kadarını yapabiliyor. Ama bir dahaki sefere daha çok özen göstermeye çalışacağız.

Bu hafta içi kampanyanın üçüncü aktivitesi daha ilgi çekici olacak. Bu aktivite özellikle özel güveleri hedef alacak. Aktiviteye katılmak isteyenler iletişime geçebilir. Yeniden hortlayan 12 Eylül baskılarına ve uygulamalarına karşı, insan olan, vicdanı olan herkesi bir şeyler yapmaya davet ediyoruz.

Beyazıt Meydanı’nı Güzelleştirme Derneği

Edebiyat Fakültesi

Siyasal Bilgiler Fakültesi

Hukuk Fakültesi

Fen Fakültesi


16 Kasım 2006 Perşembe

BEYAZIT MEYDANI’NI GÜZELLEŞTİRME DERNEĞİ’NDEN AÇIKLAMA

Beyazıt Meydanı’nı Güzelleştirme Derneği, İstanbul Üniversitesi Merkez bina ve Fen Edebiyat Fakültesi’nde ilk kampanya-eylemlerine başladı. Aynı anda bütün fakültelerde afişler asıldı, bildiriler dağıtıldı, kuşlamalar yapıldı.

Üniversitede geçen seneden beri artarak süren baskılar 80’li yıllardaki seviyeye ulaştı. Birçok kişinin soruşturmalara uğraması, okuldan atılması, uzaklaştırılması, artık sıradan bir rutine dönüştü. Memolilerin (polis) ve güvelerin (özel güvenlik) gemi azıya almış tacizleri ve saldırıları, gençlik hareketlerine karşı zafer sarhoşluğu içinde olduklarının göstergesi. Okul dışında "Avrupa Birliği kriterlerine uygun bir kamuflaj içine giren" iktidarlar, kampüslerin içinde ise cüppeli generallerin 12 Eylül faşizmini aratmayan uygulamalarını milyonların gözlerinden ırak bir şekilde sürdürüyorlar. “Güvenliği sağladık, her şey kontrolümüz altında”nın son rötuşlarını yapanlar, yanıldıklarını yakında anlayacaklar. Bu topraklarda patlama noktasına gelen milyonlarca gencin isyanından korkuyorlar. Baskılar sadece üniversiteliler için değil; asıl kaygıları, gençliğin isyanında sembol önemde olan Beyazıt Meydanı’na bütün olası çıkışları engellemek. MGK’nın kırmızı kitaplı gündemlerinde ele alınan gençlik meselesi, küresel ve bölgesel iktidarlara oynayanlar için artık bir korkuya dönüştü. Gençliğe yönelik saldırılar açısından dünyadaki bütün ülkelere açık ara fark atan Türkiye iktidarları, şu ana kadarki Kürt-Türk, laik-antilaik, Alevi-Sünni, solcu-sağcı şeklinde birbirine çatıştır, kişiliksizleştir, disipline et, kontrol et, uyuştur politikalarının sınırlarına geldi. Şimdiye dek vatan-millet edebiyatıyla, “aman dış düşmanlar, yaman iç düşmanlar” diye bin bir bahane vaatle oyalanan gençler, hayatlarını kimlerin gasp ettiğini fark ediyorlar. Yapılacak olan, sadece, dizlerinin üzerinde yürümek yerine ayağa kalkmak. Taksim bu topraklarda yaşayan milyonların sembol meydanı ise, Beyazıt Meydanı milyonlarca gencin meydanıdır. Şartlar ilk bakışta ne kadar olumsuz olursa olsun, Beyazıt Meydanı’nı güzelleştirmenin zamanı geldi. Bütün krallar çıplak!