|

6 Kasım 2007 Salı
|
DÜN |
BUGÜN |
YARIN? |
|

Utku Uzunay |

Duygu Laloğlu |
BURAYA
BİR GENCİN
DAHA
EKLENMESİNİ İZLEMEYECEĞİZ! |
|
 Robertson&Cumali,
bugün, 2 Kasım’da bir otel odasında bir kutu ilaç içmiş halde ölü
bulunan 20 yaşındaki Duygu’nun kayıtlı olduğu Boğaziçi Üniversitesi’nde
Duygu’nun katilinin kim olduğunu sordu. Ambalajında “prestij, başarı,
rahat ve özgür ortam” yazan Boğaziçi Üniversitesi’nin pandora kutusu
açıldığında, önceki yıl bir mezun ve bir öğrencinin, bugün de Duygu’nun
intiharı çıkıyor içinden, ama üniversite kraliçeliği konuyu hiç üzerine
alınmıyor. Bugün Duygu’nun fotoğraflarıyla “Katilim Kim?” afişlerini
güney kampüsün pek çok yerine astıktan ve afişlerde ipucunun da orta
kantinde olduğunu ekledikten sonra, orta kantine ipucunu veren afişi
astık.
Gördük ki, Boğaziçi’nin en liberal, en rahat, en şu en bu ortamının
öğrencilerinin pek çoğu Duygu’nun ölümünden habersiz! Açıkçası, afişlere
bakmadan ya da şöyle bir kafasını çevirip geçen pek çok “insan”ın
varlığı, Duygu’nun katilinin biraz da kim olduğunu gösterdi!
Dün Utku, bugün Duygu, yarın kim? Bu sorunun cevabı yeni bir genç ölümle
daha verilmeden, gaspın küreselleşmesinin akademik goygoycusu
Boğaziçi’nde de yürütülen bu kıyıma karşı ses çıkarma zamanı. Kraliçe
Ayşe’nin sessizliği ve öğrencilerin umursamazlığı, boğazına kadar bokun
içinde olduğundan başı dik dolaşmanın bir hali! Başı dikliğe kanmayanlar
şimdi ses çıkarmalı! |
|
 |
 |
|
Kampüsün pek çok yeri üstteki
afişle donatıldıktan sonra, orta kantine ipucunu veren yandaki büyük
afiş asıldı. |
19 Aralık 2006 Salı
Robertson&Cumali bugün “kapandı”
Tanrı Soros'un Hisarüstü'ndeki elçisi haşmetli Queen Ayşe I'in, Perşembe
günkü bildiri ve afişlerimizi "kaba" bulduğunu öğrenince, biz de bugün
kendisine yakışır afişler astık, bildiriler dağıttık. "Madem Soros'un
'Açık Toplum'unun arkasına sığınıp gizli işler çeviriyorsunuz, alın size
açıklık" dediğimiz bildirimizden çok hoşlanmadığınızı öğrenince
majestelerinin önünde saygıyla "kapandığımızı" açıklayan bildiriler
dağıttık. Afişler yine gençlerden ve üniversite çalışanlarından ilgi
gördü. Ayrıca bazı profesörlerin ilgisi ve bildiri talepleri de kayda
değerdi. Önceki afişlerimize "açıklığı" bahane ederek laf eden muhafız
alayları, saygıda kusur etmeyen bu afiş ve bildirilerimize laf
edemediler, bakakaldılar. Soros beslemesi Queen Ayşe I'in kendi terbiye
sınırları dahilindeki bu afişlerimiz üzerine de çevirdiği dolaplar
hakkında bilgi vermeyeceğinden eminiz. Ama majesteleri kendisidir, tanrı
Soros'un elçisidir, ne isterse onu yapar!

14 Aralık 2006 Perşembe
Robertson&Cumali'den Soros'un rektörü Ayşe'ye AÇIK olma çağrısı!
|
Normalde duvara asılan afişleri duvarın taşı, tuğlası,
boyası sanan,
etrafında yaşanan her şeye karşı çimlerde kendini kamufle
eden Boğaziçililerin Ayşe'ye ve açık toplum projesine ilgisi
gittikçe arttı. |
 |
|
 |
 |
 |
Küresel saldırganların
yaşadığımız coğrafyaya düzenleyecekleri saldırılar için üs
belledikleri İstanbul’u yeniden inşa etme çabalarında Boğaziçi
Üniversitesi’nin de içinde bulunduğu bölge de bu inşa saldırısına
dahil edilmeye çalışılıyor. Tıpkı Armutlu’da planladıkları gibi,
Rumeli Hisarüstü’nü bir rant alanı olarak küresel rantçılara açmaya
çalışıyorlar. Amaçları, bölgeyi insandan arındırıp küresel açgözlü
gaspçı katillerin boğaza nazır katliam üssü haline getirmek.
Mahalleleri kaldırmayı, insanları sürmeyi, Boğaziçi Üniversitesi’ni
taşımayı ve “temizlenmiş” araziyi rant için peşkeş çekmeyi
planlıyorlar.
Robertson&Cumali, küresel gaspçı
Soros’un kollarının uzanıp rektör Ayşe aracılığıyla sardığı Boğaziçi
Üniversitesi’nde, bugün bu saldırıya karşı kampanyasının ilk adımını
afişler ve bildirilerle attı. Aynı zamanda kampüste %52 ÖFKE
dergisinin masası açıldı. Afişlerin, bildirilerin okunma oranının
pek az olduğu Boğaziçi’nde, Robertson&Cumali’nin afiş ve
bildirilerinin gençler ve üniversite çalışanları tarafından ilgiyle
karşılandığını, dikkatle okunduğunu gözlemledik.
Soros beslemesi Ayşe’nin pek bir
liberal “güve”leri, çok beğenmiş olacaklar ki afişlerin
fotoğraflarını çekip telefon trafiğini hızlandırdılar. Biz de “e
madem beğendiniz, bildiri alın” dedik. Liberal ortamıyla meşhur
Boğaziçi’nin güveleri “Tabii, her özgürlüğün bir sınırı vardır”
şeklinde felsefi perspektiflerini açıkladılar. Özgür ortam
pazarlamalı üniversitenin gerçek yüzünün atılan adımlarla daha da
ortaya çıkacağının farkındayız.
Ancak gençlerin büyük bir
çoğunluğu afiş ve bildirilerdeki “Açık”lık esprisini anladılar.
Afişleri ilgiyle okuyan üniversite çalışanları, burada çalıştıkları
seneler boyunca bu projeyi bildiklerini, üniversitenin taşınıp
oranın turizm merkezine çevrilmesi planına karşı olduklarını
söylediler.
Eski Robert Kolej’in kampüsüne
kurulu Boğaziçi Üniversitesi’nin ürettiği bir yandan Batılı-batı
heveslisi, diğer yandan Doğulu çift kişilikli şizofreniden
esinlenerek ismini koyan Robertson&Cumali olarak önümüzdeki
haftalarda kampanya eylemlerimizi sürdüreceğiz. Gizli kapaklı “açık
toplum” numaralarına karşı kampanya eylemlerde aktif olarak yer
almak isteyenler bizimle irtibata geçebilirler. Bizim Soros’a ve
onun Ayşe’sine karşı tavrımızın milliyetçi-ulusalcıların faşist
tavrıyla ilgisi olmadığını, “ulusal kapitalizm mi, küresel
kapitalizm mi” iki ucu boklu değneğiyle işimiz olmadığını da
söyleyelim. Biz, hayat, doğa ve insan düşmanı kapitalizme her zaman,
her yerde, her koşulda karşıyız.
O yüzden de derdimiz Boğaziçi
Üniversitesi’nin taşınıp taşınmaması değil. Bu, umurumuzda da değil.
Biz kapitalizmin hayata saldırısına, İstanbul’un küresel gaspçıların
saldırı üssü haline çevrilmesine, mahallelerin insansızlaştırılıp
Soros ve türevi küresel açgözlülere peşkeş çekilmesine karşıyız.
İnsan olanın da karşı olacağına inanıyoruz. Rant için yaşadığımız
yerleri peşkeş çeken bu yardakçılara karşı herkesi mücadele etmeye
çağırıyoruz.
|

Not: Yukarıdaki açık ve çıplak
vatandaşlar
Spencer Tunick'in eserlerinden
Boğaziçi
Üniversitesi'ne uyarlanmıştır.
|
 |
|