15 Haziran 2007 Cuma:

“Tabutu çalınan cemaat”, yılmadı, yırttı kefeni:
ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat!

23 Mayıs 2007 Çarşamba:

Cüppeli generallere ve onların güvelerine karşı Hayalgücü ve gençliğin vicdanı eylemde

19 Mayıs 2007 Cumartesi:

"19 Mayıs firarileri" iş başında

30 Nisan 2007 Pazartesi:

Sadece Bodrum Paşası'nı dinleriz, faşist korku filmini bir daha izlemeyeceğiz!

14 Nisan 2007 Cumartesi:

Araf: Artık yeter lan!

29 Mart 2007 Perşembe:

%52, Koç Holding ile taşak geçti!

17 Mart 2007 Cumartesi:

Zoom'cu Mesut'a cevap

15 Mart 2007 Perşembe:

"Lanetlitepe"den Kocaeli sokaklarına Araf

 

 



Dershane patronlarının yeni soygun sezonu başladı. %52'nin çocukları da boş durmuyor tabii. Bu foto, İstanbul'da, Kültür Dershanesi Bakırköy 2. şubesinden...
(20 Ağustos)

Son 3 mesaj...

yusuf (16 Nisan 2008)

arkadas lar yasim 30 olamasina ragmen sizin eylemleriniz ze ozel...

UkaLa_CocuK (25 Mart 2008)

Sitenizi Devamlı Takip Ediyorum... Sizi Destekliyorum. ece arkadaşımın dediği gibi...

ece (6 Mart 2008)

merhaba bn izmrden ece dünden beri afişleri coqaltıp daqıtyorum a4 boyutunda...




ofke@yuzde52.org

nedir@yuzde52.org



Sınav soyguncusu dershane patronları!

Dershanenizden
intihar edenleri de yazsanıza!

13 Temmuz Pazar

Biz iki araba veriyoruz! Sen en iyisi bize gel!

İşte biz bu iki arabayı veriyoruz.

Bu yıl ÖSS birincileri ve derececileri olarak dershane reklamlarında bol bol fotoğraf verenlerin birkaçının sınava girme motivasyonları, gözlerimizi yaşarttı. Özellikle dördü dikkatimizi çekti.

Bunlardan birincisi, Çağrı Sert. Kendisinin hikayesi şöyle: Geçtiğimiz yıl bir başka dershaneden at yarışlarına katılıp da birinci olan Çağrı’ya dershane araba vermediği için çok kırılmış, o yüzden bu yıl bu kez bir başka dershaneden sınava girmiş! Niyeti (hakikaten) arabayı götürmek! Çağrı bu yıl sadece ikinci olabilmiş, ama dershanesi ona araba verecekmiş! Bravo sana dershane! Bu kısa hikaye bile ÖSS saçmalığının ne olduğunu küt diye ortaya koyuyor.

Ve rallici Çağrı’nın dışında bir de, kendilerine dair tek bildiği şey hızlı test çözmek olup da, eh, bunun sonucunda “ÖSS’de birinci olmazsam kendimi intihar ederim” mottosuyla yaşayanlar var: Mesela Çağrı Berk Onuk isimli arkadaşımız, geçtiğimiz yıl birinciliği kaçırdığı için, öyle üzülmüş ki, ta Amerika’larda dahi (kendisi ABD’de okuyan, memleketin geleceği bir şahıs) günde üç test çözmüş, son bir buçuk ay da vatan hasreti (ve elbette dershane kârı) için gelip kampa girmiş. Ve birinci olmuş. Dershane patronu çok mutluymuş. Böyle bir başka arkadaşımız olan Oğuzhan Atay da, geçen yıl altıncı olmuş, yedirememiş, “prestij için” bir kez daha girip bu kez birinci olmuş.

Bir de hayal kırıklığına uğrayanlar var. Geçen yıl 13. olan Özgür Altuner, bu yıl da girmiş, birinci olamamış, ama “en büyük hayali kendisini birinci görmek” olduğu için, birinci olana kadar her yıl sınava girecekmiş.

Bu arkadaşların fotoğraflarını bugünden itibaren dershane logolarının önünde bol bol göreceğiz. E, dershane patronları da kek değil ya, bu arkadaşların derecelerine “yatırım” yaptıkları için hepsine özel önem gösteriyorlar yıl boyunca. Ne de olsa reklamın alasını onlarla yapıyorlar.

Dershane reklam figürlerine dönüşmüş, içleri rekabet hırsıyla kaynayan, ana-baba-dershane patronu-eğitimci zebani fişfiklemesiyle test manyağı olmuş, en büyük hayali uyduruk bir testte birinci olmaktan öteye geçemeyen… Daha sayalım mı? Eğitimci zebaniler, gelecek nesil sizin eserinizdir! (Özellikle araba verirseniz!)

Devlet destekli sınav soygununun vurguncuları dershane patronları, önümüzdeki yılın “müşteri”leri için reklama başladılar. Zaten ÖSS sonuçlarının açıklanması demek, aslında doğrudan dershane reklamı anlamına geliyor. Dershane patronlarının dereceye girmesi yüksek olasılık olan öğrencileri kendi dershanelerine çekmek için yaptıkları promosyonlar (bedava ek ders, araba vaadi, burs vaadi vs.), şimdi onlar için meyve veriyor. Bu yüzsüz soyguncular, bugünlerde “birinciler” ve “dereceye girenler”in yanında pişmiş kelle gibi sırıtıp pozlar verecekler, soygun sektörlerinin reklamlarını yapıp yeni yatırımlarını seçecekler. Bu devlet onaylı yağma için düzenlenen at yarışları sonucunda, nasıl bir genç tipi üretilmek istendiğini hemen yandaki yazıdan anlayabiliriz.

Dershane patronlarının kazandığı soygun ilanları bugünden itibaren gazetelerde

Ama dershane patronlarının tek dalavereleri bu değil. Soyguncuların, dershane öğretmenlerine “kazanama- yacağı belli olan öğrencilerle çok yakından ilgilenmeleri” talimatı verdiğini de biliyoruz. Niye mi? Çünkü onlar, ertesi yılın garantili müşterileri de ondan! (“Ah, çocuğumuzla çok yakından ilgilendi, çok iyi bir dershane, ama ne yapalım, oğlumuz/kızımız beceremedi, en iyisi onu bu yıl da aynı dershaneye yollayalım!”)

Bugünlerde gazetelerde, televizyonlarda, yanlarında dershane patronları, kafalarında dershane logolu şapkalarla kameraların önüne atılan gençler boy gösterecek. Sonra ilanlar, reklamlar, tv programı isimli reklam şovları, alıp başını gidecek.

Ve bir de herkesin bildiği o sır var: Devletin de, eğitimci zebanilerin de, dershaneci soyguncuların da dillendirilmemesinden çıkarı olduğu “kaybedenler”. Bu yılki ÖSS’de tam 28 bin 521 kişi SIFIR çekti. “Bu yıl daha az aday var, üniversite kontenjanları da artırıldı” pompalamasıyla bu yılki ÖSS’yi umut kapısı yaptılar ama yine herkes biliyor ki, tercih yarışına girecek 1 milyon 293 bin 253 kişinin çok çok küçük bir kısmı bir yerlere yerleşirken, ÖSS’ye katılan toplam 1 milyon 505 bin gencin çok büyük bir kısmı elde var sıfırla kalakalacak! Küçük bir kısmı tabela üniversitelerde ve çoğu da gelecek yıl yine dershanede!

ÖSS piyangosundan
araba kazandı! Karşılığında gelecek seneki soygun reklamlarına malzeme oluyor

Ve bugünden başlayarak, yine ana-baba dayağı, çevreden gelen aşağılamalar, “en kolay yılda bile kazanamadım” çöküşü, evden kaçmalar ve tercihi intihar olacak olan gençler.

Kaç kaybedeni gazetelerin üçüncü sayfalarında göreceğiz bakalım?! Ve siz sırıtık dershane patronları, dershanenizden kaç kaybeden olduğunu, soygun merkezlerinize kayıtlı kaç gencin evden kaçtığını, olası intiharlarda hanginizin dershanesine kayıtlı olduğunu da gazete ilanlarıyla duyuracak mısınız? Hadi, daha önce en fazla “bir dershaneye kayıtlı” diye geçiştirilen Merve’lerin, İzzet’lerin, Cansu’ların, İlyas’ların, onlarca kardeşimizin hesabını pişmiş kellerinizle kapatmayın! Duyursanıza bu yıl dershanenizden liste liste kaybedenleri!

ÖSS soygununun gerçek kazananları
dershane patronları
>>>


ROCK-A, 27-28-29 Haziran'da İzmir Dikili'de yapıldı

Tüm engellemelere rağmen insanlar Dikili'de Rock-A'yla iktidarlara diklendi

Rock-A festivalinin ayrıntıları için >>>


ÖSS'de yarışıyorsak Veliefendi Hipodromu'nda
banko kazanırız dedik

Yarış atı olmak için TJK'ya başvurduk!

13 Haziran Cuma


İki gün sonraki 195 dakikalık işkenceden önce, bunca yıl o dershane senin bu dershane benim, tepede kronometreyle dörtnala test çözerek koşturulanlar, gerçek at yarışlarında kazanma şanslarının daha fazla olduğunu fark ederek YARIŞ ATI olmak için başvurdular!

Elde “ÖSYM Delikanlı Ol, Sınavı Veliefendi’de Yap!”, “ÖSS’de Yarışıyorsak Veliefendi’de Banko Kazanırız”, “At Koşar, Baht Kazanır. Öğrenci Koşar, Dershane Patronu Kazanır”, “ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat” pankartları ve ağızlarda ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat, Gençliğin Katili ÖSS sloganlarıyla Veliefendi Hipodromu’nun önüne gelen yarış atları olarak, burada (aşağıda okuyabileceğiniz) bildirimizi okuduktan sonra, doğrudan yarışlarda at olarak koşmak için Türkiye Jokey Kulübü’ne gerçek bir dilekçeyle başvurduk (dilekçeyi okumak için tıklayın). Eylemden basın dışında hipodrom idaresi de haberliydi tabii. Orada, hipodrom çalışanlarının da “helal olsun” sözleri ve alkışlarıyla destekleri söz konusuydu. Hatta yetkililer, yarış atı olma başvuru dilekçesini “Bunu derhal işleme koyacağız” diyerek aldılar!

Bugüne kadar hiç eylem görmemiş olan Veliefendi de böylece eylem alanı olmuş oldu!

Şimdi önümüzde milyonlarca gencin birbirlerinin üstüne basa basa yarıştırılacağı ama “kazanan”ıyla “kaybeden”iyle milyonlarcasının baştan kaybettiğini bildiği ÖSS işkencesi var. 195 dakikadan sonra, ilk soruların ve cevapların yayınlanmasından itibaren çoğu kardeşimiz için yeni bir baskı-hakaret-dayak günleri başlayacak. Bu yıl ÖSS yapılacak, evet, ama sadece dershane patronlarının kazandığı milyonlarca gencin kâbusu olan bu zulme önümüzdeki yıl kolay izin vereceğimizi sanmayın.

Sınavdan sonra hayat var, hayat dolu öfkemiz var ve atacağımız adımlarla, sınav mafyalarının bu yalan-soygun-cinayet şebekesini durduracağız. Bu toprakların %52’si, sonu gelmez sınavlara, sınav soygunlarına Yeter Artık diyor. İktidarlar, son ÖSS’nizin keyfini çıkarın! Önümüzdeki yıl bunu bir daha göremeyeceksiniz.

Bu sene bir avuçtuk, önümüzdeki yıl daha çok olacağız,
öyle bir eylem hazırlıyoruz ki, gelecek yıl ÖSS’yi yaptırtmayacağız!

(Gaz olsun diye söylemiyoruz, göreceksiniz, yaptırtmayacağız!)

 

Eylemde okuduğumuz bildiri:

Biz bugün buraya Türkiye Jokey Kulübü’nün düzenlediği yarışlarda YARIŞ ATI olarak koşmak için başvurmaya geldik. Yıllarca süren sınav işkencesindeki antrenmanlı halimize, dershane patronlarının sırtımıza binip kasalarını doldurmasına, ailelerin ve eğitimci zebanilerin bizleri yaşıtlarımızı eze eze koşmamız için yıllarca zorlamasına, elde kronometre dörtnala test sorularını çözme performansımıza baktık ve doğrudan at yarışlarında koşabileceğimizden emin olduk. Zaten, uzmanlar “sınavda şeker yiyin” dediğine göre, ayan beyan yarış atı olmuşuz! Öyleyse ÖSYM atı olacağımıza TJK atı oluruz! Ayrıca bu yarışlarda kazanma şansımız ÖSS’den daha yüksek! Ve bizi ölümüne koşmaya zorlarken sırtımızdan kazanılan paraları, ailece hava atmaları da düşününce, altılı ganyan için de koşabileceğimiz ortada!

İki gün sonra yapılacak 195 dakikalık yarışta birbirini ezecek bir rekabet hırsıyla doldurulmuş, ama aynı zamanda milyonlarcamız için de kazanma ihtimalinin piyangodan farksız olduğu ÖSS işkencesinden sonra ne olacak? Kaç yüz kardeşimiz intihara yönelirken, daha kaç bin kardeşimiz ana-baba dayağıyla karşı karşıya kalacak? Sorular ve cevapları yayınlandığı andan itibaren kaç yüz bin kardeşimizi dayaklar, hakaretler, aşağılamalar bekliyor? Daha sonra açıklanacak sonuçlar kaç kardeşimizin ölüm fermanı olacak? Söylesenize, ÖSS’li zalimler, sınav mafyaları, eğitimci zebaniler, söylesenize!

Piyangosu tutmuş birkaç gencin yanında pişmiş kelle gibi sırıtan dershane patronları! Kaç “kaybeden”i ertesi yılın müşterisi olarak garantileyip ellerinizi ovuşturacaksınız? Kazananlar manşetten verilirken, kaybedenlerin kaçı 3. sayfaların ölümlü-intiharlı-şiddetli haberlerine malzeme edilecek?

Biz sonuçları şimdiden biliyoruz. “Kazanan”ıyla “kaybeden”iyle milyonlarca genç geleceksizlik uçurumlarına atılırken, ÖSS soyguncuları onlardan cukkaladıkları paralarla oynamaya devam edecekler. Ve biz, bu sonu baştan belli ölümlü korku filmini izlemeyi reddediyoruz!
Reddediyoruz soygununuzu, zulmünüzü, işkencenizi, oyalayarak oyan yalan umutlarınızı! İktidarlarınız için kurduğunuz bu yalan-soygun-cinayet şebekesinin sınavlarında, sonuçlarında, tercihlerinde öldüremeyeceksiniz bizi!

Size söylüyoruz ÖSS’li zalimler! Pazar günkü 195 dakikanın keyfini son kez çıkarın, çünkü sınavdan sonra hayat var! Hayat dolu öfkemiz var! Bu toprakların %52’si o aptal sınavlarınız için hayatlarını heba etmeyecek, 17’sinde 70’inde gömülmeyecek daha fazla!

Önümüzdeki yılın soyulacak gençlerini hesaplayan dershane patronları, gençleri ders kitaplarına kapatarak uyutmayı hesaplayan eğitimci zebaniler, bu Pazar’dan sonrası bu kez sizin için zor olacak! Özgürlük tutkumuza, hayatlarımıza vurmaya çalıştığınız gemleri öfkemizle parçalayacağız! Bindiğiniz sırtlarımızdan yere çakılmaya hazırlanın!

Bu toprakların %52’si Özgürlüğü Seçiyor Sınavsız, iktidarlar! Bizi sıkıştırmaya çalıştığınız dershaneli-disiplinli-sınavlı cendereleriniz, hayatı zapt etmeye yetmez!

Sınavlarınıza, soygun şebekelerinize güvenmeyin! Öfkemizle, özgürlük tutkumuzla, hayalgücümüzle buradayız! Son ÖSS’nizin keyfini çıkarın, ÖNÜMÜZDEKİ YIL ÖSS’Yİ YAPTIRTMAYACAĞIZ!

ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat!

ANTİ-ÖSS ORGANİZASYONU

Yarış atı olmak için TJK'ya verdiğimiz dilekçe >>>


Bu bir eylem haberi değil

EYLEM ÇAĞRISIDIR

Çünkü ÖSS'li zalimlere karşı
daha atacağımız çok adım var!

2 Haziran Pazartesi

Bugün, ÖSS’ye karşı öfkeli iki eylemci ve 150 kiloluk içi beton dolu bir varil Taksim Meydanı’nı birbirine kattı.

Milyonlarca gencin sürekli kaybedip her sene her sene dershane patronlarının milyon dolarları kazandığı ÖSS soygununa karşı Taksim Meydanı’na gelen, üstüne ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat yazılı tişört giymiş, kızıl-siyah fularlı ve kollarını varil içinde betona gömmüş eylemciler 20 dakikadan fazla meydanda kalarak ÖSS’ye öfkelerini haykırdılar.

Baştan alalım:

• Tişörtlerimiz güzeldi, varilin içine kolları sokmaksa bir hayli zor. Varilimizi önceden hazırladık, eylem alanına götürmek için arabaya zar zor yükledik. Yola çıktık, bir süre sonra eylem tehlikeye girdi: benzinimiz az olduğu için araba sürekli stop ediyordu! Neyse bir süre sonra hallettik ve yola devam ettik. Bu arada Boğaziçi’nin üzerinden arabayla geçerken manzara güzeldi, ama yaklaşık bir saat sonra Taksim Meydanı’nda ÖSS zulmüne karşı öfkemizi haykıracağımızı bilmekse daha güzeldi.

• Saat tam 13:00’ü gösterdiğinde, 150 kiloluk varilimizi (içinde kollarımız varken!) Taksim Meydanı’nın ortasına indirdik. Zor bir işti. Bir dakika sonra, iki eylemcinin elindeki meşaleler yanmıştı ve “ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat” sloganları Taksim Meydanı’nda yankılanıyordu.

• O anda çevremizden geçen insanların neler olup bittiğini anlamaları biraz zaman aldı. Bir süre sonra karşımıza dikilen polisin de!..

• Yavaş yavaş durumu anlamaya başlayan insanlar çevrede toplanır ve polis de beton dolu ağır varilli eylemcileri meydandan nasıl kaldıracağı meselesiyle uğraşırken, “ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat”, “Gençliğin Katili ÖSS” sloganları sınav mafyalarının, dershane patronlarının, ÖSS zalimlerinin kulaklarını çınlatıyordu.

• Varilin üstüne yazılı “ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat - %52” sloganı, eylem boyunca hem göz önünde hem de eylemcilerin haykırışlarıyla kulaklardaydı. İlk defa böyle bir eylemle karşı karşıya kalan polis şaşkınlığını attıktan sonra, bu sefer de betonu ve varili nasıl halledebileceği konusunda şaşkınlık yaşamaya başlarken, eylemin çevresine toplanan gençler ve insanlar bir yandan da alkışlarla eyleme destek verdi.

• Polisin içinde eylemcilerin kolunun olduğu varili kaldırma girişimlerine karşı eylemcilerin "Varili kaldıramazsınız, kolumuzu kıracaksınız! Varili kaldıracağınıza ÖSS'yi kaldırın!", "Hadi diyelim bizi buradan çıkarttınız, ya 1,5 milyon genci ÖSS mezarlarından nasıl çıkaracaksınız?!" gibi sözleri akılda kaldı. Ama, beton dolu varil ve başındaki iki eylemciyle karşılaşınca ne yapacağını şaşıran üst düzey bir polisin, eylemcilerden ÖSS karşıtı sloganları duyunca, emrindekilere "Kollarını betona gömmüşler, ÖSS'ye karşıymış, ÖSS'yi arayın hemen, ÖSS'yi" demesi unutulmazdı. (ÖSS'nin numarası kimde var?!)

• Eylemciler, "Yeter Artık Yeter" başlıklı bildirilerini okumaya çalıştıklarında ağızları kapatılarak susturulmaya çalışıldılar ve bildirilerine el kondu (Bildiriyi aşağıda okuyabilirsiniz). Polis eylemcilerin ağızlarını kapatmaya çalışsa da, “kollarımız varile betonla gömülüyken, ağzımızı kapatmak ne ki” dediler ve Gençliğin Katili ÖSS sloganlarına devam ettiler.

• İki eylemci de polisin 20 dakikalık “beton kırma zincir sökme” debelenmesinden sonra gözaltına alındı. Eylemciler götürülürken sloganlarını sürdürdüler, bu arada bir kısım polis de 150 kiloluk varili gözaltına almaya çalışıyordu! (Lan bu ne ağır! Yuvarlayalım amirim! Tut, tut, kaldır, kaldır, ah belim!)

• Eylemciler varilden çıkarılmadan biraz önce polisler arasında "Destekçileri de burada" (destekçiler derken, %52'yi kast ediyor, her genç suçlu olabilir!) lafları dolaşmaya başladı, bu yüzden de eylem alanından ayrılan gazeteciler durdurulup tek tek kimlik kontrolünden geçirildiler. Hafiye polisin amacı herhalde gazeteci kimliği yerine nalbur ya da hurdacı kimliği bulmaktı!

• Ve son bir not: Dershane patronları! Sınav mafyaları! ÖSS zalimleri! Bu daha başlangıç! Bu kez hakiki sınav size ve o sınav sokakta! Hazırlanın!

Bu, sadece bir adımdı...
"ÖSS'ye İnat Yaşasın Hayat" diyen herkesi
dershane patronlarını, sınav mafyalarını, ÖSS'li zalimleri önümüzdeki günlerde daha fazla terletmek için hemen harekete geçmeye çağırıyoruz.
Daha fazla hayalgücü eylemi yaratmak için
hayatlarımız gasp edilmeden hayallerimiz buluşmalı.
Hemen şimdi!

 

Eylemde okutturmadıkları bildirimiz:

 

YETER ARTIK YETER!

Duyuyor musunuz?! YETER!

Dershane patronlarının, eğitimci zebanilerin, sınav mafyalarının soygununa YETER!

Hiçbir gelecek veremediğiniz bizleri, milyonlarca genci üniversite yalanıyla soymanıza, hayatımızın en güzel yıllarını test kitaplarınızın, soygun merkezi dershanelerinizin, kusana kadar çözülen salak soruların içinde boğmanıza, ÖSS’nize YETER!

Hepimizin sürekli olarak kaybettiği, ama bu arada dershaneci soyguncuların milyon dolarları, milyar dolarları götürdüğü bu aşağılık ÖSS zulmüne boyun eğmeyeceğiz daha fazla!

Her ÖSS’den sonra, üç-beş kazananı öne sürüp yanlarında pişmiş kelle gibi sırıtan dershane patronları, eğitimci zebaniler! Kaybedenlerin hesabını versenize! Versenize, daha 16’sında, 17’sinde ÖSS mezarlarınıza gömdüğünüz Merve’lerin, İzzet’lerin, Cansu’ların, İlyas’ların, onlarca kardeşimizin hesabını! Versenize ismi sadece kaybedenler listesine yazılan, gazete sayfalarına hiç çıkmayan milyonlarca gencin hesabını! Onlardan aldığınız paraları geğire geğire yiyor musunuz, ÖSS soyguncuları! Söylesenize!

Siz iktidarlar! Bırakın yalanı! Yalancı, talancı, soyguncu, gaspçı sisteminiz çöktü! Bu topraklardaki milyonlarca genci ne yapacağınızı bilemiyorsunuz! Sizin küresel ağababalarınız da bilmiyor! O yüzden kimsenin takati kalmayana kadar ders, okul, sınav hapishanelerinizle oyalamaya çalışıyorsunuz!

Korkuyorsunuz bizden, değil mi? Korkun, korkun! Korkun, çünkü öfkemizi aklınız almaz! Çocukluktan başlayıp OKS-ÖSS-KPSS’yle sonu gelmeyen, dershane patronlarına elini verenin kolunu kurtaramadığı sınavlı soygununuza karşı öfkemiz burada!

Bu topraklarda milyonlar yoksul! Geleceksiz! Aç! Açız, ama gaspçı sisteminizi örtbas etmek için zırvaladığınız laik-antilaik, Türk-Kürt çatıştırmalarınıza, üstüne ÖSS’li yalan umutlarınıza karnımız tok!

Bu varil, sırtımıza yüklediğiniz ÖSS kadar ağır değil! Bu varil, dershane patronlarının bizden çaldıklarıyla doldurduğu kasaları kadar da ağır değil! Ama, inanın, öfkemizi karşılamaya paranız da, iktidarlarınız da, politikalarınız da, küresel efendileriniz de yetmez!

YETER ARTIK ULAN! Artık iktidarlar için, eğitimci zebaniler için, sınav mafyaları için, dershane patronları için sınav vakti! O sınav sokakta! Hayatımızın en güzel yıllarını yalanlarınıza heba etmeyeceğiz! 17’mizde öldürüp 70’imizde gömemeyeceksiniz bizi!

Bu hayat bizim ve biz, Özgürlüğü Seçiyoruz Sınavsız! Yiyorsa, korumalı koltuklarınızı, mevkilerinizi, dershanelerinizi, okullarınızı bırakın da, hakiki sınava gelin!

ÖSS’ye İnat Yaşasın Hayat!</08060201

ANTİ-ÖSS ORGANİZASYONU

 


SERVET, ÖSS’YE DE SÜMKÜRSENE!

1 Haziran Pazar

Avrupa şampiyonası için kısa süre sonra Avusturya-İsviçre arasında dolaşacak olan Türkiye takımında Servet, Uğur Boral ve Semih 15 Haziran’da ÖSS’ye de girecekler!

ÖSS günü olan 15 Haziran’daki Türkiye-Çek Cumhuriyeti maçından önce, üçü de özel gözetmenler eşliğinde İsviçre’de takımın kamp yapacağı otelde sınava girecek!

Artık, Çek Cumhuriyeti maçında üçü de kötü oynarsa (mesela Servet o kafa dağınıklığıyla bir tekmeyle kırmızı kart görürse) suçlu onlar mı Terim mi olur bilmiyoruz, ama ÖSYM’ye bol küfür sallanacağı kesin!

Evet, sınav 195 dakika, oyuncu değişikliği yok, 195 dakika ful performans. (Semih, öyle ikinci yarıda girip gol atmak seni kurtarmaz. Uğur, o deparlar da sana yetmez. Servet, adam topla alıp başını gidince adamı indirmek [soru kitapçığını yırtmak] burada işlemez!) Bitiş düdüğü kesin, uzatmalarda gol imkansız. Euro2008'in cafcaflı şovu yok; onun yerine "yumuşak uçlu kalem-silgi" sessizliği, eh, bir de "Avrupa'dan duyulan ÖSYM'nin ayak sesleri!" Maçtan sonra klişe futbolcu yorumları ("İyi kalem salladığımıza inanıyorum, ama bu sınav olmadı, artık önümüzdeki yıla bakıyoruz"; "Ee, mutluyuz, iyi geçti ama tabii şimdi sırada tercih maçı var, ona bakıyoruz") serbest. Bol ter dökeceksiniz. Ama size teselli olsun, o gün sadece siz değil, 1.643.000 genç deplasmanda olacak! Bu 195 dakikaya, onların çok büyük çoğunluğu da mağlubiyet parolasıyla çıkacak!

Şöyle içinizden biri çıkıp da, "Ne ulan bu öSS?! Burada da mı buluyor adamı! Girmiyorum sınava mınava. Bu galibiyeti de ÖSYM'den tiksinen tüm gençlere adıyoruz" diyerek milyonların gözlerini harbiden yaşartsa... Ama, yok, pek sanmıyoruz... O halde, çoktan seçmeli-mağlubiyet garantili "Euro-ÖSS" sizi bekliyor.

E, Servet, bakalım ÖSS’ye de şöyle okkalı bir sümkürecek misin! (Sümkür, sümkür, merak etme, biz seni Erman Toroğlu’ndan koruruz!)


ÖSS’DE KAZANANLAR BELLİ OLDU!

29 Mayıs Perşembe

KAZANANLARI AÇIKLIYORUZ

Daha çok kazanan var, ama ilk sıralar onların

İşte gurur listesi

1.

İbrahim
Taşel

2.

Enver
Yücel

3.

Bahattin Durmuş

4.

İrfan
Yavuz

 

5.

Mustafa
Aydın

6.

İbrahim
Arıkan

7.

Orhan
Özbey

8.

Nur
Anonim

9.

Nazmi
Arıkan

Onlar uğraştılar kazandılar!

Her birinin kazanma hikayesi birbirinden farklı.

Nasıl kazandıklarını öğrenmek için ister resimlerine tıklayın,

ister kazananların tam listesini okuyun

KAZANANLARIN TAM LİSTESİ


ANTİ-ÖSS ORGANİZASYONU'NDAN

Dershane
Patronlarına,
Eğitimci
Zebanilere,
Sınav
Mafyalarına

K
A
R
Ş
I

Sınav mafyasına öfke sokaklarda dolaşmaya devam ediyor >>>

ÖSS zulmüne karşı bir adım daha

“Artık Yeter” diyenleri uzun
ve sıcak bir ayda aktif olmaya çağırıyoruz

22 Mayıs Perşembe

Önümüzdeki yaklaşık bir ay bu topraklardaki milyonlarca genç üzerinde iktidarların ÖSS baskısının yoğunlaştığı bir ay olacak. Ama bu toprakların %52’si de bu bir ayı hayattan yana kampanya eylemlerle geçirmeye hazırlanıyor. Anti-ÖSS Organizasyonu olarak 19 Mayıs’taki eylemle startını verdiğimiz bu sınavlı soygun sistemine karşı kampanyamız içerisinde ikinci bir adım olarak afişlerimizi hazırladık. Dershane patronlarına, eğitimci zebanilere, sınav mafyalarına, gençliğimizi gasp etmeye çalışanlara ve onların ÖSS zulmüne karşı “Artık Yeter” diyeceğimiz uzun ve sıcak bir aya giriyoruz.

Yaklaşmakta olan yazın sıcağına ÖSS mafyalarının dayattığı bunaltıcı iklimi özgürlük soluğuyla dağıtmaya niyetliyiz. Dershane dershane, test test hayatlarımızın etrafına örmeye çalıştıkları duvarların taşlarını kaldırdığımızda, altındaki kumsalı göreceğiz. Afişlerden edinmek isteyenler hemen iletişime geçebilirler.

Ama sadece afişleri alıp asmayı değil, yaklaşık bir aylık coşkulu ve öfkeli mücadelenin bir adımı olan afişlerle birlikte Anti-ÖSS Organizasyonu’nun kampanyalarında hayalgücüyle ve varoluşuyla aktif olmak isteyenleri özellikle hemen harekete geçmeye çağırıyoruz. Kampanyalarımızın bir kısmının hazırlıklarını tamamladık, bir kısmının hazırlıklarını da sürdürüyoruz. Bu bir ayı, eğitimci zebaniler, dershane patronları, sınav mafyaları için sınav vakti yapma mücadelesini yaratmak isteyenler hızlı hareket etmeli.

Haydi. Şimdi onlar için sınav vakti! Tir tir terlemelerinin nedeni sadece yaz sıcağı değil, hayat dolu öfkemiz olacak!

Afişleri edinmek ve iletişime geçmek için:

Adres: Serasker Cad. Osmancık Sok. Talatbey Apt. No:11/4 KADIKÖY - İSTANBUL
Tel: 0216 346 14 45
E-mail: ofke@yuzde52.org


Sessizliğe bir 'fısss' da sen de!

%52’nin 19 Mayıs’a öfkesi İstanbul semalarında

Devletli protokolün gölgeli tribünlere doluşup, gençleri bayıltıcı sıcak altında sirk gösterilerine zorladığı 19 Mayıs iktidar ayinine karşı %52’nin öfkesi İstanbul semalarında dolaşıyor.


YEŞİL VE

CUMARTESİ

Gözlerini para bürümüşlere dolar saçtık.
Elleri kanlı soyguncuların havuzlarına
oraya yakışan rengi verdik!

Tükete tükete tükenenlere %52’den büyük katkı!

Kapitalizmin kutsal tüketim günlerinden, annelerin gelecek yatırımı çocuklarından “avans” çektiği, kredi kartı bonusuna “ana sevgisi” illüzyonunun yüklendiği “anneler günü”nden bir gün önce, İstanbul’daki iki soygun merkezine soyulmaya gelmiş tüketicilere dolar saçtık.


http://www.yuzde52.org/oyunpiyat/gal/08060601/03.jpg%52'nin Öfkesi Bağcılar sokaklarında

06.06.2008 - Bağcılar'ın sokakları, duvarlarını süslediğimiz %52 yazılamalarıyla artık daha güzel. Bağcılar'da da yeşertmeye başladığımız %52'nin Öfkesi gün geçtikçe büyüyor.


28.05.2008

Bir ilk öğretim okulunda
bir tahtaya

hem de dersin ortasında

yazılabilecek
en güzel isyan nedir?

(Okulun ismini şimdi vermiyoruz.
Okullar kapandıktan sonra verebiliriz...)



Eğitimci zebaniler, bizi ÖSS tabutlarına sokamayacaksınız!

26.05.2008 - Dün gece eylemdeydik. Sabah okula gelen eğitimci zebaniler de şoktaydı!


Bostancı duvarlarında eğitimci zebanilere karşı öfke

22.05.2008 - Bostancı İlköğretim okulunun duvarları, içindeki eğitimci zebaniler kadar çirkindi. Biz de öfkemizle biraz süsleyelim dedik. Aldık spreyi, çıktık yola… Bu arada dayakçı zebaniler, şimdilik sadece %52 yazdık, öfkemizle gerisini getireceğiz.


Tacizci kapı ağası! Donunu (yine) unutmuşsun!

19.04.2008 - Okulda kızların eteklerini dikkatle inceleyip ‘donlu’ laflarla taciz eden kapı ağası sapık Salih Ağa’ya düşürdüğü içi boklu donunu 18 Nisan gecesi bir daha geri verdik. Kendisine donunu geçen Ekim'de geri vermiştik ama baktık ki sahip çıkamamış, okulun demir parmaklıklarına sapladık.


Duvarlarınızı yıkmadan önce son uyarı!

17.04.2008 - Gecenin çocukları olarak uykuya dalıp kabus görmek yerine, bisikletlerimize atlayıp çalınan hayallerimizi geri almak için sessizliğe "fıssssssss" dedik.


Zebanilere posta koymada klasik tarz

17.04.2008 - Artık her şey e-maille işlese de biz klasik posta tarzının da özellikle eğitimci zebanileri çıldırtma-morartma alanında kullanılabileceğini düşünüyoruz. O yüzden de, kalemi-kağıdı elimize aldık, sevgili öğretmenciklerimiz ve okulları hakkındaki tüm samimi düşüncelerimizi kelimelere döktük.


Öğrenci Soygun Sisteminin kalesine ziyaret

25.03.2008 - Kadıköy’ün köklü ÖSS soyguncularından Final Dershanesi’nin duvarlarını ve çevresini karalayalım dedik. Sonuç mu?

Tükeniş toplumuna
yeni sezon ürünleri!

07.04.2008 - Çamaşır suyunu parfüm şişelerine, şırıngalara ve şaka yüzüklerimize doldurduk. Daldık Bahariye’deki en pahalı mağazalara...


Moda yolunda %52'li bir bahar gezintisi

24.03.2008 - Baharın tatlı sıcaklığı kendisini yavaştan hissettirirken, sokaklarını
%52'nin süslediği bir Moda gezisi…

Pendik Denizcilik’i Korsan bastı!

24.03.2008 - Her zaman kaçmaya çalıştığımız duvarlardan bu sefer girdik geceden, okulun içine, dışına, altına üstüne öfkemizi ve hayalgücümüzü yazdık.

 2008 Gençlik Oyunpiyatları Ana Sayfa  >>>

Her bir yanı kaplamış sistem zorunluluklarından midesi bulananlar ve özgürlüğe susamışlar!

Aklının dersli-okullu-eğitimli hapishanelerde süngere dönüşmüş olmasındansa bir karış havada olmasını yeğleyenler!

Öğretmenine, müdürüne, top oynarken maçı durdurup geçen arabaya, sistemin moron monotonluklarına, “o yasak bu zararlı” sünelerine ve hatta “eylem budur, afiş şudur” kalıplarına gıcık olanlar!

Sokakta terlemeyi ve ardından terli terli su içmeyi, dersi kaynatmayı, hocayı ağlatmayı sevenler, okulu kırmayı gurur meselesi sayanlar, baskıya-zorunluluğa-disipline-eğitime gelemeyenler!

“Çok güzel bir eylem buldum ama nasıl duyuracağım” deyip şimdiye kadar yapmaktan vazgeçmiş olanlar!

İçindeki çocuğu büyütmeyenler, 17’sinde ölmeyi reddedenler, boyun eğmeyenler, asiler, deliler, serseriler!

Başını belaya sokmaktan hoşlananlar!

GENÇLİK OYUNPİYATLARI BAŞLADI

Haydi!

Sokakları geri alıyoruz!

İktidarların kaleleri okulları iktidarlara dar ediyoruz!

 2008 Gençlik Oyunpiyatları Ana Sayfa  >>>


Katillerin Köle Avı Sürüyor

20 Mayıs 2008 Salı

Tersanelerde ölümler durmaksızın ve artarak devam ediyor ama katil armatörlerin - tersanelerin köle devşirme sistemine en ufak bir zayiat vermiyor. 15-17 Mayıs tarihleri arasında cafcaflı sömürü merkezi Şile Doğa Club’ta düzenlenen 10. Denizkızı Köle Devşirme Kongresi eğitimci zebaniler, katil armatörler, mafyalar ve hazır köle DÖDER (Denizcilik Öğrencileri Derneği) üyesi denyolar işbirliğiyle yapıldı. Kongreye verilen “Denizkızı” ismi ise böylesi erkek egemen bir sektörde bulunabilecek en komik isim. Her neyse, çeşitli Denizcilik Meslek Yüksekokulları ve Denizcilik Meslek Liselerinin katılımıyla tersane bataklarını, çıkarcı taşeronları, sektörün her türlü pisliğini tozpembe tül ardından gülümseyerek anlatan katiller kürsünün arkasında büyük ihtimalle tek ayağını kaldırıyordu.

Haberin devamı ve fotoğraflar için


Bostancı İlköğretim müdüründen
14 yaşındaki gence ırkçı dayak

6 Mayıs 2008 Salı

Yer: İstanbul Bostancı İlköğretim Okulu. 6-14 yaş arasında 1500’e yakın çocuk ve gencin her gün gittiği bir okul. 8. sınıfa kayıtlı 14 yaşındaki Ş. okul bahçesinde dururken, okulun müdürü Hikmet Arslan odasının camını açıp Ş.’yi bağıra çağıra odasına çağırır. Ş.’yi odasının kapısında “karşılayan” müdür Arslan, Ş.’nin saçının uzunluğunu ve kıyafetini (ceketsiz ve spor ayakkabılı olmasını) bahane ederek, odasına çeker ve vurmaya başlar. Kulaklarını çekip tokat atarken, müdürün ağzından düşürmediği şu laflar dayağın gerçek gerekçesini gösterir: “Şuna bak, zaten Çingene çocuklarına benziyorsun, Romanlara benziyorsun, Kürtlere benziyorsun”. Ayrıca, Ş.’nin ailesiyle ilgili aşağılayıcı hakaretlerini de ağzından düşürmez. Sonra da Ş.’yi hakaretlerini ve ırkçı söylemlerini sürdürerek odasından atar.

Bu olay bugün gerçekleşti. Okuldaki çocuklara ve gençlere yönelik ırkçı-faşist söylemleri ve uygulamaları bilinen müdür, Ş.’nin ekonomik durumuyla ilgili “yorumlar”ını da ihmal etmedi!

Yaşadığımız toprakların pek çok yerinde her gün duyduğumuz, yaşadığımız müdür-öğretmen saldırıları, öğretmenlerin gençlere yönelik ortaya çıkan tacizleri, son hızla ilköğretimlere yayılıyor. Disiplinci toplama kampı uygulamaları, faşist nutuklara, ırkçı saldırılara, hastanelik edinceye kadar atılan dayaklara, küçücük çocukların hayatları boyunca unutamayacakları acılara karışıyor. Tüm bu saldırılar, politikacı ve bürokratların eğitimci gardiyanlara “çocukları dövme izni” (hatta “çocukları dövün” emri) verdiği genelge-yönetmelik-raporlarıyla kılıfına da uyduruluyor.

Bugün “liselerde şiddet"i tartışırken eğitimcilerin gençlere yaptıklarını göz ardı edenler, yakın zamanda “ilkokullarda şiddet”i tartışmaya başlarlarsa diye uyarıyoruz. Gerekçesi orada duruyor, okullarda her gün yaşanıyor! Gerçekten de, “Ey öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!”


%52'den bahara yakışan, duvara yapışan afişler

20 Nisan Pazar

Gözüne afiş için güzel duvarlar kestirmiş olanlar, okul yolunun sıkıcılığını bozmak isteyenler, sokağa eli dolu çıkıp eve eli boş dönmeyi sevenler, gittiği kafede-kitapçıda özgürlük izi bırakmak isteyenler ve tabii bir de, herkes uykuda bilmem kaçıncı kabusunu görürken sokakları uyanık tutan gecenin çocukları, afişleri edinmek için iletişime geçebilirler.

Video ve fotoğraflar >>> 


Arşiv  >>>

Günün
Gübresi

5 Eylül Cuma

Küresel katliam ordularının Irak hükümeti, Ebu Garib işkencehanesini yeniden açacak ve bir kısmını müzeye dönüştürerek Saddam'ın işkencelerini ve insanlık suçlarını sergileyecekmiş! Ama tabii, Bağdat'ın Hitleri Saddam'ın katliamlarının yanında, efendileri Washington Hitleri II. Bush'un eli kanlı katil işkencecilerinin (özellikle Ebu Garib'de) yaptıklarını sergilemeyecekler!
[ ms24 | ms37 | ms15 ]


Öfkemize Hayat Verenler

Gecenin, öfkenin ve anarşinin çocukları, 1936’da bir Temmuz gecesi ayaklandılar.
İnsanlığın en onurlu hayali özgürlüğü Akdeniz’le Atlantik’in birleştiği yerden tüm topraklara ve tüm kıyılara yaymak için iktidarların kalelerine yürüdüler. Gecenin belirsizliğinden gündüzün pırıl pırıl isyanına, gökyüzünün tüm mavileri yollarını renklendirdi. CNT/FAI’yi yaratan hayallerin çocukları, bir ellerinde silah, diğerinde siyah bayraklar, “Anarşi! Özgürlük!” haykırışlarıyla, dünya iktidarlarının arka çıktığı Franco’nun faşist sürülerine karşı her bir karış toprağı ve her bir hayatı özgürlükle ve adaletle doldurdular. İberya’nın sokaklarını ve tarlalarını, şehirlerini ve en baştan yaratılan hayatını özgürlük tutkusuyla dolduran mücadelenin sesi hâlâ kulaklarımızda, kalbimizde, öfkemizde.

İberya’da özgürlüğün yürüyüşü, Hitler Almanyasını da, Mussolini İtalyasını da, İngiltere ve ABD’yi de, Stalinist Rusya’yı da özgürlük dalgası karşısında korkuttu. Gecenin çocukları, iktidarın, mülkiyetin, köleliğin her türlüsünü hayatlarından ve hayattan atarak, özgürlüğün bayrağını tarlalara, fabrikalara, atölyelere, caddelere, sokaklara, gözlerin görebileceği ve kalbin hissedebileceği her yere mücadeleyle diktiler.

Siz, en güzel düşleri en iktidarlı, ordulu, paralı, savaşlı kâbusların karşısında tutkuyla yaratan ve tarihin en güzel sayfalarını yazanlar, %52’nin özgürlük mücadelesinde tek tek her biriniz, ilham perimizsiniz. Öfkenin çocukları, büyüttüğünüz özgürlük mirasını daha canlı, daha güçlü bir şekilde iktidarların karşısına dikecek, kendisinden sonraki kuşaklara taşıyacak!


RESMİ TARİHLERE KARŞI RESİMLİ 1 MAYIS TARİHİ

 [ Okumak için fotoğraflara tıklayın ]

>>>


1 Mayıs gaz cop dayak bayramı binlerce polis ve askerin katılımı ve devlet terörüyle “kutlandı”!

1 Mayıs 2008 Perşembe

Yazının devamı   


Bugün 23 Nisan,
öfke doluyor insan

23 Nisan 2008 Çarşamba

Yazının devamı   


Koç tırstı, bu kez gizli gizli geldi!

Boğaziçi Üniversitesi Yeraltı Kariyer Günleri başladı!

26 Mart 2008 Çarşamba

Yazının devamı   


İSTANBUL'UN ORTA YERİNDE POLİSTEN "KUSURSUZ CİNAYET" GİRİŞİMİ!

POLİS, ÖZGÜR HAYAT VE %52 ÖFKE DERGİSİNİN SORUMLU YAZIİŞLERİ MÜDÜRÜ SİNAN TEKPETEK’İ KAÇIRDI, HIZLA GİDEN ARABADAN ATTI!

27 Temmuz 2007 Cuma

Yazının devamı   


Sıraya girip Polat Alemdar devşirmesiyle hatıra fotoğrafı çektiren Samsun'daki üniformalıların video görüntüleri


Öfke
Her Yerde!

Özgürlük Almanya sokaklarını dolduruyor

6 Haziran

 

28 Mayıs

Yerin altından sokaklara Paris’te isyan

1 Nisan

 

9 Mayıs

 

30 Kasım

Tel Aviv caddelerinde
zalimlerin gücüne karşı hayalgücü

8 Şubat

Atina'da
genç öfke büyüyor

25 Ağustos

 

19 Ocak

Kopenhag, kaldırım taşları ve kumsal

8 Ekim

 

7 Mart

 

1 Mart

 

18 Aralık


Kocaeli’nde imkânsızı reddeden mektuplar

1 Nisan 2008 Salı

İmkânsızın lanetinin soluduğumuz havaya karıştığı bir yerde ‘Lanetlitepe’ de imkânsızı reddedenlerin bildirileri geçtiğimiz hafta boyunca mektuplar halinde adreslerine postalandı; şimdi yanıtlar bekleniyor. Baharı selamlayanlar, herkesi, giydirilen üniformalarını çıkarıp hayatı üzerlerine giymeye ve imkânsızı reddetmek için bir adım daha atmaya çağırıyor.

Haber ve bildiri

Söz konusu vatansa, siyasaldaki gençler de teferruattır!

9 Kasım 2007 Pazartesi

İktidarların gençleri savaşlarında öldürtüp, bir de “şehitler ölmez, vatan bölünmez” sloganlarıyla ürettiği ağzı salyalı linç kitlelerini sokaklara gazladığı şu bol bayraklı günlerde SBF Gerçekleri Söylemekten Tırsanlar Kulübü “İktidarlar ölüsevici değildir” bildirisi dağıtarak ne kadar tırstığını gösterdi.

Haber ve bildiri için 

Hayatlarımıza yapılan çıkarmaya karşı hayattan yana çıkartma, afiş…

Eve, okula, sokağa,
en yakın duvara

1 Kasım 2007 Perşembe

Her tarafın yaşasın ölüm sloganıyla doldurulmaya çalışıldığı bugünlerde, hayattan ve özgürlükten yana olanlar, “zalimlere inat yaşasın hayat” demeye, bir adım bir adım daha yürümeye devam ediyor. Hazırladığımız afiş ve çıkartmalar (sticker’lar) matbaadan sıcak sıcak geldi, hatta asılmasına çeşitli yerlerde başlandı bile.

AFİŞLER

ÇIKARTMA

İstanbul duvarlarında
%52 yolculuğu 

 

Eğitimci gardiyanların yeni eğitim-disiplin yılını canıgönülden kutlarız (!)

MAL otoritelere karşı hayalgücünün kahkahaları

25 Eylül 2007 Salı

Maltepe Anadolu Lisesi (M.A.L.)’nin müdürü Nurettin ve onun MAL idare çetesi, bugün, her zamanki disiplin zebaniliklerini aynı şekilde uygulayacaklarını düşünerek başladılar güne.

Ta ki…

MAL’ın idare çetesine ve eğitimci gardiyanlarına öfke duyan MAL-LAMA’nın bülteni gökyüzünden yağana dek!

Bugünün ayrıntılarını ve MAL-LAMA’nın bülteninin 1. sayısını okumak için 

%52 ÖFKE'NİN 3. SAYISINDAN...

19 Temmuz 2007 Perşembe

Dergimizin dağıtımı sürüyor. Şu ana kadar üçüncü sayıya ulaşamayanlar içinse bazı yazıları sitemize yükledik; buradan okuyabilirsiniz.

Dördüncü sayı mı? E, yazılarınız daha gelmedi ki!

Yazıları okumak için

 

Bu dünya bizim
ORDU MARS'A

12 Haziran 2007 Salı

Militarizmin kan ve barutla yoğrulmuş faşizan ruhu bugün dünyanın dört bir yanında her zamankinden daha kanlı ve acımasız son haliyle geleceğimizi de kana bulamaya devam ediyor. İşte böyle bir zamanda böyle bir ülkede kimilerinin ordu göreve; kimilerininse ordu kışlaya söylemlerine karşın top yekûn özgürlüğün hayalini kuranlar olarak ORDU MARS’A diyor ve bu dünyanın bizim olduğunu inadına haykırıyoruz. Bu yarım küreden onlara silahlarıyla beraber veda edeceğimiz günün hayalini Kocaeli Üniversitesi’nde ve İzmit sokaklarında tekrar hayata geçiriyoruz.

Fotoğraflar, video ve bildiri

 


Neden %52? Anlamak için mutlaka okuyun:

İBRAHİM TAŞEL
(Final Dershaneleri)

İlk dershanesini Elazığ’da açıp sonra tüm Türkiye’ye yaydı. Asıl mesleği mühendislik.
Final dershanelerinin yıllık fiyatları 1.050-2.820 YTL arasında. Dershanenin 187 şubesinde toplam 200.000 civarı öğrencisi var ki bu da sadece öğrencilerden yılda yaklaşık 564 milyon YTL para kazanması demek. Üstüne bir de Final Dergisi var!
Taşel, gençliğinde MHP ve Ülkü Ocakları içindeydi (Hâlâ MHP kongrelerinde Final reklamı olan panolar bol bol bulunur.) Sonrasında ise AKP de dahil olmak üzere, hemen her “sağ” sayılan partiden Elazığ milletvekilliği gibi teklifler alır.

ENVER YÜCEL
(Uğur Dershaneleri)

“Bu çağda eğitim en büyük getiriyi sağlayan emtiadır” vecizesinin sahibi. Onun hikayesi de (pek çok dershane sahibi gibi) “taksitle ucuza aldığı 3 sınıflı dershaneden...” diye başlıyor. Uğur’u 50 liraya 10 taksitle almış!
Uğur Dershanelerinin şu anda 103 şubesi ve 100.000 öğrencisi var. Enver Yücel, ayrıca Bahçeşehir Koleji ve Üniversitesi’nin de sahibi. Uğur Dershaneleri ve Bahçeşehir Kolejlerinden gelen yıllık ciro 100 milyon dolar.
Enver Yücel gerçek bir eğitim aşığı! “Eğitim sektörü”nden o kadar çok kazanıyor ki başka bir sektöre girme gereği duymuyor! Şöyle ki: Kolejlerin sayısını 30’a çıkarıp sadece anaokulu ve liselerden gelen ciroyu 500 milyon dolar yapmayı hedefliyor.
2004 Ocakta ABD’de de dershane kurdu ve sadece oradan bir yılda 1,5 milyon dolar ciro yaptı. Amerika’daki üç dershanesinin toplam yıllık cirosu 3 milyon dolar. Amerika'da bir yıl içinde 600 bin dolarlık yatırım yapmayı, 5 yıl içinde 50 dershane açmayı planlarken, birinci yılda “eğitim-öğretim faaliyetleri”nden 400-500 bin dolar gelir bekliyor. 5 yıl sonraki hedefi ise yılda 50 milyon dolarlık bir ciro. Çin’e ve Hindistan’a da okul dershane vs kurmayı planlıyor.
Üniversitesinin rektörü olan Deniz Ülke Arıboğan’ın kocası TFF Genel Sekreteri Lütfi Arıboğan aracılığıyla FIFA okulu açılacak.
1981’de özel dershaneler kapatılacakken Turgut Özal’la bizzat görüşen Yücel, “Bu karardan vazgeçtiler. Özal ufkumuzu açtı. Ulusal ve uluslararası alanda gelişmemizde ön ayak oldu” diye anlatıyor. Kendisinin “açılan ufkunu” belli eden önemli sözleri var:

BAHATTİN DURMUŞ
(Kavram Dershaneleri)

Bahattin Durmuş’un eğitim sektörüne faydaları saymakla bitmez. Kendi cebine giden paranın dışında, para paylaşımı organizasyonunda da etkili. Şöyle ki: Kendisi, Türkiye Özel Öğretim Kurumları Derneği’nin (TÖDER) başkanı. Bu dernek, Özel Okullar Derneği (ÖODER) ile çekişme halinde. Özel okular sınavı ile LGS’nin birleşme nedeni (yani OKS’nin ortaya çıkışı) bu çekişme ve lobicilik sonrası oldu. Önceden, Özel Okullar Sınavı’nı ÖODER düzenlediği için parası onlara kalıyordu. (2004’te Özel Okullar Sınavı'na 21 bin 500 öğrenci katıldı. Her öğrenciden 45 milyon lira sınav aidatı, okullardan da 75'er milyon lira toplanıyor, bu para Özel Okullar Derneği'ne gidiyordu.) İşte TÖDER, bu para sırf onlara gitmesin, kendilerine de gelsin diye, yoğun lobicilik yürüttü, ÖODER’le kıyasıya bir savaş yaşadı ve sonunda nur topu gibi OKS doğdu.
(Pardon, ne demiştiniz, sınav sistemleri öğrenciye kolaylık olsun diye değiştiriliyor, böylece sınav daha adil olacak… mı? Ha ha ha!)
Kavram Dershanesi’nin 50’den fazla şubesi var. Kayıt paraları 2000 YTL civarında. Bahattin Durmuş, geçtiğimiz yıl 6 milyon dolara meslek yüksek okulu kurdu, üniversite açmayı planlıyor.

İRFAN YAVUZ
(Yavuzlar Dershaneleri)

Kapatılan Murat ve Kapasite dershanelerini devralıp Yavuzlar Dershanesi’ni kurdu. Yavuzlar şirketler grubunun sahibi olan bu patron, diğer işlerinden parayı hamuduyla çoktan götürmüş olduğu için dershane sektörüne girişi, daha çok kendisine “toplumsal sorumluluk” cilası çekmek için oldu. Dershanenin şimdilik iki şubesi var, o da Bakırköy’de. Burada 4 öğrenciden birini ücretsiz okutarak kendisine hayırsever imajı yapıyor. (Her 4’ten geri kalan 3’ünün verdiği parayla!) Yavuz’un yakında özel üniversite kurma planı var. Bu planın gerçekleşmesiyle İrfan Yavuz’un önünün açılacağına, şube üstüne şube açarak dershane sektöründe parlayan yıldız, dolan kasa olacağına inancımız tam!

MUSTAFA AYDIN
(BİL Dershaneleri)