|
17
Nisan
2008 Perşembe
Artık her şey e-maille işlese de biz klasik posta tarzının
da özellikle eğitimci zebanileri çıldırtma-morartma alanında
kullanılabileceğini düşünüyoruz. O yüzden de, kalemi-kağıdı
elimize aldık, sevgili öğretmenciklerimiz ve okulları
hakkındaki tüm samimi düşüncelerimizi kelimelere döktük.
Okul duvarına konmuş “görüş ve öneri kutusu”na attık.
Biliyorsunuz bunlardan her okulda kıyıda köşede duruyor.
Hem, şikayetnameyi şöyle canlı canlı oraya atmanın keyfi,
e-mail yazıp “gönder” tuşuna basmaktan daha fazla. Tavsiye
ediyoruz. (Not: Sadece okullarda değil, hâlâ her yerde posta
kutuları da var nihayetinde. Deneyin.)
MOR(+)
Ne yazdık:
ŞİKÂYETNAME
Şikâyetçiyiz! Dünyayı mahvetmiş olmanızdan şikâyetçiyiz. Bu
ülkede doğmuş olmaktan, savaşta ölenlerin kahraman ilan
edilip gözümüze sokmanızdan, içinizdeki faşist düşüncelerden
şikâyetçiyiz. Söz sahibi olamadığımız eli kolu bağlı çiçek
olmaktan, öğretilerle boğulmaktan, üzerimize diktiğiniz her
anımızı kayda alan yapay gözlerinizden şikâyetçiyiz. Sapık
duygularınızdan, ukala tavırlarınızdan, her şeye boğun
eğmenizden şikâyetçiyiz. Eğitim adı altında kapıların
üzerimize kilitlenmesinden (Bir de sanki biz okula çok
gelmek istiyormuşuz gibi davranıyorsunuz! Anlamayana
anlatalım; biz sadece yirmi gün devamsızlığımızın sonuna
dayandığımızdan geliyoruz + eğitilmeyi de hiç
istemiyoruz!!), kıyafetlerimizle ilgilenmenizden,
kurallarınızla hayatımızı otomatlaştırmanızdan, ciyak ciyak
bağırışlarınızdan şikayetçiyiz. Sınavda sorduklarınızdan,
soracağım diye tehdit etmenizden, sınavların olmasından,
sınav başarılarına göre insanlığımızı kriterlere
oturtmanızdan şikâyetçiyiz! Bu yazıdan bir şey anlamayıp;
‘büyüyünce geçer’, ‘saygısız şimdiki gençlik’, ‘gelecek
ölmüş’, ‘ siz bizim geleceğimizsiniz’ (hem öldürdünüz hem de
gelmemizi bekliyorsunuz) demenizden, verdiğiniz sevimli
görünümlü kıt öğütlerinizden, sürekli öğüt vermenizden,
hatta yazıyı sonuna kadar okumayıp fırlatıp atmanızdan,
kabul edememezliğinizden ve hazımsızlığınızdan şikayetçiyiz!
Eğitmen olan sizlerin üslerinize tapmanızdan, üslerinizden
korkmanızdan, onlara duyduğunuz öfkeyle karşımıza geçip suçu
gençlikte aramanızdan ve tüm bunların ardından gece bizler;
insanları düşünüp uykusuzken, daha sizlere kendimizi bile
anlatamazken tüm dünyayı nasıl anlatacağımızı düşünürken
rahat rahat uyuyabilmenizden şikâyetçiyiz! Hepinizden hatta
kendimizden bile şikâyetçiyiz! Tıpkı bu şikâyet kutusunun
işe yaramadığı gibi bu şikâyetlerimizin de istediklerimizi
yüzünüze dolaylı yoldan tükürebilmek dışında bir işe
yaramayacak olduğunu biliyoruz. Hayatımızdan çaldığınız 12,
13, 14… yılı geri veremeyeceğinize göre sizi affetmiyoruz.
|