|
19
Nisan
2008 Cumartesi
5 Ekim 2007’de, yaptığımız birçok eylemin yanı
sıra, kızların eteklerini dikkatle inceleyip ‘donlu’
laflarla taciz eden kapı ağası sapık Salih Ağa’ya düşürdüğü
içi boklu donunu geri vermiştik. 18 Nisan gecesi bir de
baktık ki Salih Ağa yine donuna sahip çıkamamış, tekrardan
donunu geri vermek için demirlere sapladık. Karıştırmasın
diye, üzerine de yazdık “Sapık Salih donunu yine unutmuşsun”
diye. Ayrıca, siyah büyük bir kumaşın üzerine de “Duvarlar
bitse de sürecek yazılarımız, birimiz bile özgür değilsek
hepimiz tutsağız!” yazıp donun yanına astık. Sabah gençler
okula gelirken tam karşılarına pankart ve sapık Salih’in
donu çıktı. Gençler, o esnada kapı ağalığını yapan ve hiçbir
şeyden haberi olmayan Salih Ağa’nın henüz morarmamış yüzüne
bakıp gülerek geçtiler. Salih, neredeyse tüm gençler
sınıflara girdikten sonra durumdan haberdar oldu. (Suratına
sırıtmalarının sebebinin onu çok sevmeleri olduğunu mu
düşündü acaba?) İşte o anda Salih’in o belli etmemeye
çalıştığı mor yüzündeki sinirli ifadeyi seyretmek çok
keyifliydi. Bak Salih, kızların eteklerini
“disiplin-yönetmelik” ayağına dikizlemeyi kes de kendi
donuna sahip çık!
MOR(+)
|