%52'nin Öfkesi Bağcılar sokak- larında

>>>


Bir ilk öğretim okulunda tahtaya  yazılabilecek en güzel isyan nedir?

>>>


Eğitimci zebaniler,
bizi ÖSS tabutlarına sokamayacak- sınız!

>>>


%52’nin 19 Mayıs’a öfkesi İstanbul semalarında

>>>


Yeşil ve kanlı cumartesi

>>>


Bostancı duvarlarında eğitimci zebanilere karşı öfke

>>>


Tacizci kapı ağası! Donunu (yine) unutmuşsun!

>>>


Duvarlarınızı yıkmadan önce son uyarı!

>>>


Zebanilere posta koymada klasik tarz

>>>


http://a1/eylem/gal/08040301/270220085163.jpgTükeniş toplumuna yeni sezon ürünleri!

>>>


Öğrenci Soygun Sisteminin kalesine ziyaret

>>>


Moda yolunda bir bahar gezintisi

>>>


Oyunpiyatlara ilk katılımlar başladı. Korsan, Pendik Denizcilik'i bastı

>>>

En yaratıcı trafik engelleme

Mahalle futbolu

En özgün yerde %52 yazılaması  

Öfkenin grafitisi, grafitinin öfkesi

Özgürlüğü duvarlara resmetmek

Sokak yaratımı

En özgün Flashmob

(Bokmerkez) Kapalı Alışveriş Merkezi Salon Oyunları

İktidarlara giydiren tasarımlar

Müdür odasına en yakın mesafede bok bırakma

En yaratıcı ders kaynatma

En özgün okul kırma/firar

En güzel öğretmen çıldırtma / ağlatma

Okul kameralarına nanik

Okul duvarına yazılama

Hoca taklidi: sahne sanatları

Okul disiplinini dağıtma oyunları – serbest stil

ÜNİVERSİTE: Kâinatın yalanının toplandığı yerde hayalgücü eyleme!

İŞYERİ: “Merdiven Altındakiler”: Hayatı korku filmine çeviren gaspçı patronlara karşı A-mele belgeselleri

DERSHANE: Soyguncular çıplak!


Festival Başlamadan Önce


En yaratıcı trafik engelleme Mahalle futbolu En özgün yerde %52 yazılaması  ◊ Öfkenin grafitisi, grafitinin öfkesi Özgürlüğü duvarlara resmetmek Sokak yaratımı En özgün Flashmob (Bokmerkez) Kapalı Alışveriş Merkezi Salon Oyunları İktidarlara giydiren tasarımlar

Müdür odasına en yakın mesafede bok bırakma En yaratıcı ders kaynatma En özgün okul kırma/firar En güzel öğretmen çıldırtma / ağlatma Okul kameralarına nanik Okul duvarına yazılama Hoca taklidi: sahne sanatları Okul disiplinini dağıtma oyunları – serbest stil

Üniversite İşyeri Dershane

Eğitimci zebaniler, bizi ÖSS tabutlarına sokamayacaksınız!

26 Mayıs 2008 Pazartesi

İşte tüm gençleri pençeleri arasına almış ÖSS, mevsimin sıcağında güneş gibi başımıza geçiyor bir kez daha. Daha ÖSS çağına gelmemiş kardeşlerimiz de sıcaktan patlamak, kitaplara boğulmak, kilitli kapılar ardında oyun oynamaktansa kısa yoldan firar etmenin peşinde!

Eğitimci zebanilere
bıraktığımız mektuplar

Baktık kışın soğuğundan şikâyet edip yaz gelince de mayışan insanlarımıza ve hayatta, dipdiri, capcanlı olduğumuzu bir kez daha anladık. Her gün dershanelerin ‘kafes usulü’ sistemiyle tabut misali dört duvar arasına kapatılıp 300-400-500 (kafayı yiyip 600’ü geçenler oluyor!) soruluk işkence (bir de bu işkence için dershane patronlarına verilen paralar var) yerine öfkemizi eğitimci zebanilerin suratına çarpmayı tercih ettik. Rüyalarımızda bile soru çözmeye, öğretmen-aile zılgıtına, arkadaşlarımızla rekabet etmeye, tabutlara hapsolup boğulmaya hiç niyetimiz yok!!! dedik ve eylemin anlam ve önemine, tabuta, kemik parçalarına uygun bir de hamur saçtık. (Bildiğiniz ekmek hamuru. Hocaların ayaklarına serip istedikleri gibi beynimizi bedenimizi yoğursunlar diye. Et parçaları gibi ayaklarının altına, arabalarının tekerlerine yapışsın diye…).

Kasaptan koca bir paket kemik aldık. (Eti senin kemiği benim diyip durdunuz. Elinizde çürümeyi bekleyen kemikler kalmasından da mutlusunuzdur!) Sabahın erken saatinde sıcak ekmek kokularının arasından ekmek hamurumuzu da aldıktan ve yürürken gözümüze gece aşırılabilecek bir çelenk kestirdikten sonra sıra geldi tabut yapımına. Bu işin de üstesinden geldikten sonra yazılarımızı da şöyle bir gözden geçirip (spreylerimizi de unutmadık) gece çıktık sokaklarımıza. E, devamını da fotoğraflarla görebilirsiniz!

Sabah tabutla karşılaşan eğitimci zebaniler kemiklere ve mektuplarımıza birbirinin ardı sıra şok içinde baktılar. Eğitimci zebaniler ete kemiğe indirgediğiniz hayatlarımız üzerinden iktidar hesaplarınıza tabuttaki kemiklere bakarak da devam edin. (Aman mülkiyet kavgasına tutuşmayın!) Bizler, daha fazla özgürlük soluğu almaya devam edeceğiz!

Bu eylemi aynı zamanda 12 yıl içinde ÖSS yüzünden ölen kardeşlerimizin öfkesiyle de gerçekleştirdik.

MOR(+)

 

Ana Sayfaya Dön

BÜYYÜKLERE(!) AĞIT
Cesetlerimizi, sizlerin de elinden geçmiş hamurumuzu ayaklarınızın altına seriyoruz! Belki biraz olsun düzenin kirli toprağından çıkıp, tabutlarınızı aralayıp ölü bedenlerimizi görürsünüz! Hala gözleri görüp, kulakları işitip de içinde biraz olsun vicdanı barındıramayanlar varsa bu tabuta, mezar taşına bir de içindekinin aynı zamanda kendi yansıması olduğunun farkına vararak baksınlar! Neyiz ki biz? Ne için bu kadar zulüm? Damarlarımızda akan kanı durdurmak için mi? Bıraktığınız tecrübelerin aptallıklarınızdan başka bir şey olmadığı bu eğitimde nereye kadar koşacağız.
Tabutlara erkenden giriyoruz artık gözleriniz görürken, kulaklarınız duyarken ve kiminiz tebeşirli kiminiz sopalı ellerinizle çocuklara, gençlere dokunurken. Ne yapıyoruz biz tabutta? Yaşamak hepimizin hakkıyken bir daha hatırlayamayacağımız soruları, cevapları mı ezberliyoruz? Üzerimize her gün atılan taze toprakla kendi içimize gömülüp kayboluyor muyuz? ÖSS’nin başımıza güneş gibi geçmesine ve bizi kusturmasına göz mü yumuyoruz? Tahtaları kemiren kurtçukların bedenimizde gezinmesini mi bekliyoruz? Elimizi anlık dirilişlerle dışarı uzatıp korku çınlamalarıyla geri mi çekiyoruz? HAYIR!!! Biz yok olup gitmedik, yaşıyoruz ve yeniden doğuyoruz umutlarımızdan, hayal gücümüzden ve bizi ayakta tutan insani tepkilerimizden! Nefes alabildiğimiz sürece umut bende, sende, sizde, herkeste, hepimizde var olmaya devam edecek!
Bir kunduzun kanadına takılıp geldik okula (Hafız Osman’ın deyimiyle ’ahır’a) yeniden. Bakıyoruz da sizi boş bırakmaya gelmiyor hemen kuduruyorsunuz. 24 Kasım’da verdiğimiz iğneler fayda etmedi anlaşılan. Bu sefer tabuta büründük de geldik. O çok sevip bağrınıza bastığınız hafif boğduğunuz ve şaplağı yapıştırdığınız öğrenciler tabuta giriyor her sene. Düşünüyor musunuz neler kaybettiğimizi ve sizin de yitirdiklerinizi? Bırakıp ruhumuzu, yaşamımızı, özgürlüğümüzü gözlerimiz kapalı giriyoruz kefeni giyip tabutumuza. Ama bir delik var hava giriyor içeri, nefes alsak yırtacağız kefeni. Hey öğretmen, sen de girdin çoktan bu tabuta, e ne duruyorsun bir bak kendine, hala tabutta olmaya devam mı edeceksin?